S.M.K DA ÖNGÖRÜLEN DAVALARDA GÖREV VE YETKİ

A-GÖREV

Görev hususu kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınmak zorundadır.

       1- Hukuk Davalarında

-Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir. 

Uyuşmazlığın karma karakterli olduğu hallerde, diğer değimle yanların sınai mülkiyet haklarının ihlalinin söz konusu olması, savunma ve iddia arasında tescilli sınai hakların da bulunması durumunda Görevli Hakeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleridir.

       2- Ceza Davalarında

-Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesidir. 

       3- Göreve ilişkin HSK 30.05.2018 Tarih 839 S kararı

    Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde ise; her ne kadar mezkûr kararlarda ihtisas mahkemesi olarak belirlenen ilgili asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar verilmişse de;

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki, “Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince; Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki Asliye Ceza Mahkemesince bakılır.” hükmü uyarına, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin kurulmadığı yerlerde o yerin yargı çevresinin başka bir yer Asliye Hukuk veya Asliye Ceza Mahkemelerine bağlanmasının mümkün olmadığı, bu durumda ihtisaslaşmanın önemi dikkate alınarak, 5235 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince o yerdeki Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemeleri bakımından ihtisas mahkemelerinin belirlenmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir.

Bu itibarla;

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde;

A-) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere;

  1. a) Bir Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin,
  2. b) İki Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin,
  3. c) İkiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin,

(Örneğin Antalya’da fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin kurulmaması nedeniyle, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere; Antalya 3, Alanya 3, Kemer 1, Kumluca 1, Manavgat 3 ve Serik 3 numaralı asliye hukuk mahkemelerinin bakmasına; Akseki, Demre, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, Kaş ve Korkuteli’nde ise tek asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle bu mahkemenin bakmasına)

B-) Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere;

  1. a) Bir Asliye Ceza Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin,
  2. b) İki Asliye Ceza Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Ceza Mahkemesinin,
  3. c) İkiden fazla Asliye Ceza Mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı Asliye Ceza Mahkemesinin,

Bakmasına, Görevlendirmenin 30/05/2018 tarihi itibariyle faaliyette bulunan Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemelerinin sayısına göre yapılmasına, daha sonra faaliyete geçirilecek mahkemelerin dikkate alınmamasına, iş bu kararın Resmî Gazete’ de yayımlandığı tarihten itibaren yeni açılacak davaların mezkûr mahkemelere tevzi edilmesine karar verildi.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 06.02.2018 T 2016/12231-2018/815 kararında İki Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan Kozan da 2.Asliye Hukuk Mahkemesince bakılan davada mahkemenin görevsizliğine görevli mahkemenin yukarıdaki karar doğrultusunda 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davaya bakılmadığından BOZMA kararı vermiştir.

      4-Türk Patent Kurumunun;

-Bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve

-Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda

-Görevli ve yetkili mahkeme,

Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Kanun burada Kurum aleyhine açılacak davalarda görev ve yetkiyi birlikte belirlemiştir.

B-YETKİ

            1-MARKA SAHİBİNİN AÇACAĞI DAVALARDA YETKİ 

a)Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından,

– Üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında

– Yetkili Mahkeme,

– Davacının yerleşim yeri veya

– Hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut

– Bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

           b)Münhasır lisans alanlar hak sahibinin yararlandığı hukuki şartlardan aynı şekilde yararlanır.

  c)Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde

– Yetkili Mahkeme,

– Davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve

– Eğer vekillik kaydı silinmişse

– Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Eş değişle Ankara

2-TÜRK PATENT VE MARKA KURUMUNA KARI AÇILACAK DAVALARDA YETKİ

            Türk Patent Kurumunun;

– Bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve

– Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda

– Yetkili Mahkeme,

Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir

Ankara İhtisas Mahkemelerinin  (Ankara Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Hukuk Mahkemesi ve Ankara Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi) bu konudaki yetkisi kesin nitelikte olup re ’sen dikkate alınacaktır. 

  3-ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN HAK SAHİPLERİNE KARŞI AÇACAĞI DAVALARDA YETKİ

            Bu davalar;

            – Sınai hak sahibinin haklarına tecavüz oluşturmadığının tespiti ve

            – Hükümsüzlük davasıdır.

Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Bu davaların münhasır lisansöre açılması yetki bakımından fark yaratmayacaktır. 

Marka sahibi, üçüncü kişilere karşı markaya tecavüzün durdurulması ve tazminat davaları açıldığında yetki açıkça bellidir. Marka Sahibi davalı yada davacı olmasın a bakılmaksızın marka sahibinin ikametgahı yetkilidir.

Hükümsüzlük istendiğinde markaya dayanılsa da objektif olarak davacının hukuki durumu bir markaya dayanmasına rağmen üçüncü kişi konumundadır. 

Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Davalının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde

– Yetkili Mahkeme,

– Davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve

– Eğer vekillik kaydı silinmişse

– Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Eş değişle Ankara

       4-SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN DAVALARDA YETKİ VE GÖREV

       Lisans ve Franchise sözleşmelerinde görev ve yetki;

       -Kural olarak, sözleşme çekişmesinin mahiyetine göre görev ve yetkinin tayin edilmesi gerekmektedir. Buna göre;

        Marka veya sair sınai haklar kullandıran sözleşmelerin marka kullanma bedeline ve kullanılan hakkın verilmesine  ilişkin çekişmeler ihtisas mahkemesinde görülür.

       Ancak sözleşmenin sair hükümlerine dair çekişme söz konusu olduğunda genel mahkemeler (Asliye Ticaret) görevli olacaktır.

C-LİSANS ALANIN DAVA AÇMASI VE ŞARTLARI

   a-İnhisari Lisans Sözleşmelerinde.

   Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. SMK m158/1

   Madde metninden de anlaşılacağı üzere İnhisari Lisans sahibinin  dava açabilmesi için marka sahibi ile inhisari lisans sözleşmesi yapılan arasında düzenlenen sözleme de aksine düzenleme yapılmamış olması gerekmektedir. Eş değişle dava açma inhisari lisans sahibinin dava açma hakkının kısıtlanmamış olması gerekir.

   Madde hükmünün mefumu muhallifinden çıkan sonuca göre dava yetkisi konusunda sözleme de hiç hüküm bulunmaması halinde inhisari lisans sahibinin dava açma hakkının var olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

  SMK 24.Maddesi uyarınca marka sahibi markasını değil markanın kullanım hakkını lisans alana devretmektedir. Dolayısı ile marka sahibinin markadan doğan haklarına  tecavüz edilmesi durumunda inhisari lisans sahibinin, marka sahibinin SMK uyarıca açabileceği davaları kendi adına açabileceği gibi, marka sahibi de bu davaları kendi adına açabilecektir.

  İnhisari lisans sahibine dava açma hakkı tanınmış olması marka üzerindeki mutlak hak sahibi olan marka sahibinin dava haklarını ortadan kaldırmaz.

  b-İnhisari olmayan/Basit lisans sözleşmelerinde.

  Basit lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde, lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir.

  Basit lisans sözleşmelerinde de lisans sahibinin  dava açabilmesi için marka sahibi ile lisans sözleşmesi yapılan arasında düzenlenen sözleme de aksine düzenleme yapılmamış olması gerekmektedir.

  Basit lisans sözleşmesi ile markayı kullananın dava açabilmesi için sözleşmede bu yetkisinin kısıtlanmamış olması yanında öncelikle yapacağı bildirim ile gereken davayı açmasını hak sahibinden ister. Bildirim dava şartı olduğu için ihtarname ile yapılmak zorundadır.

  Hak sahibinin bu talebi kabul etmemesi veya

  Bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde dava açabilir.

  Bunun için;

  Hak sahibine yapılan bildirimi dava dilekçesine eklemek zorundadır.

  Basit lisans sahibi kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilir.

  SMK 158/2 ye göre dava açan basit lisans sahibi açmış olduğu davayı hak sahibine, (marka sahibine) bildirmesi gerekir.

  Basit lisans sahibi tarafından dava açılması halinde işin esasına geçilmeden SMK 158/2 şartlarının yerine getirilip getirilmediği incelenmek zorundadır.

  Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı hâlinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği hâllerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkilidir. Bu hâlde ikinci fıkradaki şartlar yargılama devam ederken tamamlanır. SMK 158/3

D-ZAMANAŞIMI

  Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.